All posts filed under: summer 2011

Bayram gezmesi: Alaçatı vol 2 :)

Hiç hesapta yokken, Alaçatıyı günübirlik gezmeyi planladığımız gün orada kalmaya karar verdik ve geceyi arkada gördüğünüz mavi kapılı otelde geçirdik. (Muhteşem otelimizi bir sonraki postta göstereceğim!) Müthiş keyifli bir uyku sonrası erkenden kalkılıp Alaçatı sokaklarını tekrar ve tekrar keşfetmek üzere çıktık. Bir önceki gün Alaçatı pazarından aldığım bu elbisem o günki kurtarıcım oldu! Ve ve fiyatı sadece 10 TL 🙂 Önce karnımızı doyurmak için hep gözüme takılan ama bir türlü gidemediğim Furun’a oturduk. Kahvaltı o kadar doyurucu olduki yukarıda gördüğünüz tatlılara sıra gelmedi! Aahhh keşke yeseydim, çok gözüm kaldı onlarda… Her sokak, her bina ayrı bir güzel… Hepsi birbirine benziyor gibi görünsede aslında çok büyük farklılıkları var. Hepsinin hikayesini çook merak ediyorum! Kocaman nutellayı kapıya asarsan, kim dikkat etmez ki? 🙂 Bayram tatilim işte böyle geçti; biraz Foça biraz Alaçatı. Hiç planlamadan çok güzel bir tatil geçirdik ailemle. Artık Fashion Week için hazırlanmaya başlamam gerek! Tatilden hızlıca bir geçiş olacak ama yine çok eğleneceğimizi biliyorum 🙂

Yine yeniden Alaçatı :)

  Yine mi demeyiin, İzmire gelipte 1 saat uzaklıktaki Alaçatıya uğramadan olmazdı! :)) Hemde Cumartesi günü, Alaçatı pazarının kurulduğu gün. Ehh yollara düştük yine sabahın köründe. Biliyorsunuz buraya bayılıyorum, binalarına resmen aşığım. Burada insan hiiiç mutsuz olmazmış gibi geliyor.  Buralara gelip sakızlı lokma yemeden dönmek olmazdı.Şansımıza sabah sabah yolumuzun üstüne lokma bulduk, biz para ödemek isterken hayır hayıııır diye seslenmeleri bize ilk bir anlam ifade etmedi!? Sonra anladıkki meğer ”hayrına”ymış, şans işte :)))  İtiraf etmeliyimki Alaçatıyı iple çekmemin bir diğer nedeni pazarıydı. Yine harika şeyler vardı, hiç hesapta yokken geceyi orada geçirmemizi, pazardan aldıklarımızla kurtardık. 🙂 Ve ta daaa! 🙂 Pazardan aldığım çiçekli tulumum. İyiki almışım, yoksa 2 gün aynı kıyafetlerle gece ve gündüzü geçirecektim! Yarıın bol bool Alaçatı sokakları, meşhuuur kapıları burada olacak 🙂

Gezdim gördüm; Foça

Çanakkale turumuzdan sonra İzmire kuzenlerimin yanına geldik. Herşey çok spontane gelişiyor, pek güzel oldu 🙂Biraz Foça’nın güzel denizinin tadını çıkarıp bol bol karnımızı doyurduk. Bakalım Foçada kamerama neler takılmış; Fransız koyu gerçekten muhteşem güzeldi, özellikle denizin rengi ve beraklığı! Eh biraz soğuk ama bu güzellik için değer 😉 Bu sefer biraz hazırlıksız yakalanınca tekne için giyeceğim bir sandaletim yoktu, bende Foçada biraz dolandım ve T-box plastik sandalet gözüme takıldı. Mavi, kırmızı ve şeffaf renkleri var. Herşeyle uyar diye şeffafı aldım ve çook sevdim. Giyince hafif morumsu bir renk oluyor. Midye birasız olmaz! Ah ben midyeye bayılıyorum, kendimi kaybediyoruum. Foça çok tatlı, minik bir yer. Ufak eski ama inanılmaz şirin binalarına bayıldım! Birde bir köpekle aşk yaşadım, kendisi biraz şehlaydı ama şu şirinliğe bakar mısınııız? :)) Bu cüzdanı NY H&Mden çok ucuza almıştım, cüzdanımı kaybettiğim bu günlerde kullanmak için bahanem oldu. Çok orjinal değil mi? Foça günlerim işte böyle geçti, yarın Alaçatıdayım bakalım bu sefer bizi neler bekliyor 🙂

Gezdim gördüm: Çanakkale turu

 Bayram tatili 9 gün olunca, benim canım biricik anneannemde yazlığında olunca annem ve babamla atladık arabaya, Çanakkaleye doğru yol aldık. Araba yolculuğunun keyfini unutmuşum, ne kadar özlediğimi anladım. Yolculuk boyunca pek güzel manzaralarla karşılaştık. Gerçekten harika bir ülkede yaşıyoruz! 🙂  Geliboludan feribota bindik. Dur yolcu! yazısı bizi karşıladı.  Araba yolculuğumuz uzuun bir süre devam etti, sonra anneannemle hasret giderdik, dinlendik, bol bol müthiş yemeklerini yedik yattık kalktık vee ertesi günü şehitliğe gitmek üzere tekrar yollara düştük 🙂  Şehitliğe vardığımızda arabayı park edip yukarı doğru sizi ağaçların arasında uzuun bir yol bekliyor. Keyifli keyifli yürüdük.  Yol bittiğinde artık duygularınıza hakim olamıyorsunuz. Orası sözün bittiği yer…  Ne çok şey borçluyuz biz orada yatan şehitlerimize! Çok çok duygulandık, mutlaka herkesin orayı görmesi gerekiyor bence…  Görevimizi tamamladıktan sonra yolculuğumuzun keyfini çıkarmaya çalıştık.İstanbuldan gelinceye kadar gözümüze takılan ayçiçeklerine sonunda karşı koyamayan annem için yolun ortasından ayçiçeği çaldıık. Evet gerçekten çaldık, özür dileriiz 🙂 Kurumasını bekleyemeden annem çıtlatmaya başladı bile, ben hala kurumasını bekliyorum da bekliyorum :))  Birşeyler atıştıralım diye hiç bilmediğimiz Eceabatta giderken, gözümüze Maydos Restaurant takıldı. Tabelası ve taş …