All posts filed under: isviçre

Gezdim gördüm: Zurich, İsviçre

Basel’de ikinci günümde havanın güneşli olmasını fırsat bilerek Zurich’e gitmek üzere sabahtan Basel tren garına gittim. Gidiş geliş 64 CHF (İsviçre Frankı) karşılığında yaklaşık 50dk’da Zurich’teydim. Tren yolculuğu o kadar keyifliydi ki benim biletim 2nd class olmasına rağmen priz bile vardı, koltuklar geniş ve çok konforluydu. Hatta ilk bindiğimde acaba yanlışlıkla first class’a mı bindim diye düşündüm 🙂 Yukarıda gördüğünüz bina Zurich HB tren garı. Şehrin tam merkezinde olduğu için yürüyerek çok rahat bir şekilde merkezdeydim. İlk gidilecekler listemde İsviçrenin en meşhur çikolatacısı Sprüngli vardı. Zaten Zurichte gezerken en az 3 tane büyük mağazasını gördüm. Üçüne de girip dolaştım, hem müthiş kokuyor hem de gerçekten çook lezzetlilerdi. Luxemburgerli favorilerindenmiş, ben de aldım tabii. Bildiğimiz makaronun daha miniği. Yine Christmas ruhu heryerdeydi. Sadece bakmakla yetinebildim çünkü bavuluma sığmayacaklardı 😦 Çoğunda aklım kaldı. Sprünglinin başka bir şubesi, vitrinine bayıldım 🙂 O gün çok hastaydım bu yüzden kendime lezzetli bir çorba içebileceğim bir yer arayıp durdum. Sonunda çok güzel binaların olduğu bir sokak dikkatimi çekti ve öyle güzel minik cafeler restaurantlar vardı ki hangisine gireceğimi şaşırdım. Tabii biraz …

Gezdim gördüm: Basel, İsviçre

Geçen hafta İsviçreye çok sevgili blogger arkadaşım Alışveriş Cini‘nin yanına gittim. İstanbuldan 2 buçuk saatte Basel havaalanında oldum. Basel’i gezdikten sonra trenle Zurich’e ve Fransanın çok tatlı şehri Strazburg’a gittim. Sizlere anlatacak çook şeyim var, kamerama harika şeyler takıldı. Öncelikle Basel gerçekten çok küçük bir şehir. Havaalanından inince hemen önünde 50 numaralı otobüse atlıyorum ve kalacağım eve yakın bir yerde iniyorum. Yolculuk 4-5dk sürüyor. İndiğimde haftaiçi olduğundan olsa gerek sokakta kimse yoktu, bomboştu. Şehirde şehir merkezi dışında genelde pek insan olmuyor ama ilk günün heyecanıyla sokaklardan çok evlerden gözümü alamıyorum. Aralık ayında orada olmak hem çok iyi hem de biraz kötü. Bana sorarsanız oralara gidilecek en güzel tarih Aralık olsa da tek kötü yanı havanın gerçekten çooo..k soğuk olması! Kat kat giyinsenizde içiniz donuyor! En güzel tarih olmasının sebebi ise pek tabii Christmas ruhunun heryerde olması. Sadece aralık ayında şehirin ortasına kurulan Christmas Market (yılbaşı pazarı) çok keyifliydi. Onun için ayrı bir post yaptım, yarın blogda okuyabilirsiniz 🙂 Sırf yılbaşı ruhunu görmek için soğuğa katlanılır, bir daha gidersem yine bu ay gitmek isterim. Bavulumu bıraktıktan …