All posts filed under: berlin gezi rehberi

Berlin’den geriye kalanlar

Çok keyifli geçen Berlin seyehatinden geriye yaklaşık 1000 fotoğrafta çook güzel anılar kaldı. Yaz yağmuru ayrı bir keyifli oluyormuş! Hayatımda hiç görmediğim şiddette yağmuru gördüm ve o yağmurda ıslanarak yürüdüm. 🙂 Seyehatte Bliss ürünleri vazgeçilmezim! Minik şişeleriyle hayat kurtarıyor. Alışveriş çok yapmayacaktım ama fiyatların ucuzluğuna dayanamadım. H&M indiriminde bulamadığım bir çok şeyi orada buldum ve kaptım! New Yorker diye bir mağazadan palmy espadril edindim, şu an aşk yaşıyorum kendisiyle 🙂 Her sabah bu kahvaltıyı yaptık. Şimdi çok özlüyorum! Daha tatile gidemedim ama yaz şortlarım benimleydi :)) Berlin postları bu kadar! Sakladığım bir kaç adres ve tecrübe var onları çook daha güzel bir yer de paylaşmak için bekletiyorum. Azıcık sabır.

Berlin: Alexanderplatz.

Sizlerin tavsiyesi üzerine otelimize metroyla oldukça yakın olan Alexanderplatz’a gitmeye karar verdik. O gün saatlerce Bread and Butter fuarında yürüdüğümüz için inanılmaz yorgun ve bitkindik, tek istediğimiz keyifli bir yemek ve biraydı. Orada çook daha fazlasını bulduk! Our second day in Berlin, we decided to go to Alexanderplatz which is very close to our hotel with subway. We only needed a nice meal and some beer. In alexa, we definetally found more!  Alexa içinde çoğu markanın bulunduğu bir alışveriş merkezi. Çevresinde ise restaurantlar, cafeler, mağazalar, şarkı söyleyenler, dans edenler.. Kısacası çoğunlukla hareketli biryermiş. Berlinde ulaşım inanılmaz rahat! İstediğiniz her yere metro ve tren aktarmalı gidebiliyorsunuz. Bu konuda çok başarılı buldum. Her yeri gezip nereye oturacağımıza bir türlü karar veremedik. Ayaklarımız şişme alarmı verdiğinde bize en yakın yere Don Angelo‘ya oturduk. Çoğunluk İtalyan restaurantı olduğu için yemek konusunda hiç sıkıntı çekemedik. Italian food is love! 🙂 Tabii bira cennetine gelmişken bira içmeden olmaz. En büyük boy bizim! Yorgunluktan boynum da bükülmüş, gözlerim de düşmüş :)) Yemeğim gelince canlanmamak mümkün değil. Bir hamburger-kolik olarak çook başarılı olduğunu …

Berlin ilk gün: Bread and Butter açılış partisi

Berlin’e varır varmaz otelimize bavulları bırakıp üstümüzü bile değiştirmeden gezmeye başlıyoruz. Daha önce hiç gitmediğin ve dilini bilmediğin bir şehiri gezmek çok heyecan verici, bir o kadar da garip. Elimizde kocaman bir harita, kaybolup küçük keşifler yapmayı ümit ediyoruz. İlk işimiz ertesi günü başlayacak olan Bread and Butter kartımızı almak. Sonrasında ise açılış partisine doğru yola koyuluyoruz. Işıkları çok sevdim! Farklılık her zaman güzel 🙂 Her yere ama herrr yere ulaşım metro veya trenle oldukça basit ve keyifli. Bread and Butter açılış partisi için Tiergarten’a gidiyoruz. Kocamaaan yeşillik alan, o kadar özendim ki  bizim niye şehir içinde böyle bir alanımız yok diye.  Tiergarten’ın içinde Cafe am Neuen See de açılış partisine katılıyoruz. Herhalde hayatımda gittiğim en güzel yerlerden biri diyebilirim. Eğer yolunuz Berlin’e düşerse mutlaka gitmenizi tavsiye ederim! Ahhh ben orda yaşayabilirim hatta 🙂 Göl kenarında oturup, hayatımda yediğim en güzel pizzayı yiyip biramızı yudumlarken keyfimizi tahmin edebilirsiniz 🙂 Yummyyy! Açılış parti videosu sayesinde oraya gitmiş kadar olabilirsiniz, bakalım beni bulacak mısınız 🙂 İnanılmaz keyifli, sürprizli geçen açılış partisi işte böyleydi. Yarın blogda Bread and …

Berlin Berlin!

Veee Temmuz’un kapıya dayanması demek Puma Creative Factory T7 ceket tasarımı birinciliğinin tadını çıkartma zamanın gelmiş olması demek, çok heyecanlıyım! 3 Temmuz Salı günü Berlin’e Bread&Butter fuarına katılmaya gidiyorum. Daha önce hiiç gitmediğimiz Berlin’le ilgili tavsiyelerinizi bekliyorum; ne yemeli, ne içmeli, nereye mutttlaka gitmeli… En güzel tavsiyeleri hep sizden alıyorum! Şimdiden pek çook teşekkürler 🙂