Aylar: Ocak 2012

* Let it snow, let it snow * 2

 Let it snow postunun 2. serisinde kar yağdıktan sonra beni en çok mutlu eden şey, yani bembeyaz karın ardından açan güneş ile fotoğraflar çektik. Ben yine bildiğiniz Zet olarak; zıpladım, düştüm, oynadım, bol kahkaha attım her zaman ki gibi çook eğlendim :)) Ehh ben karda yürüyüp izini belli etmeyenlerden değilim, karda yürüdüm adımı bile yazdım! 🙂 Bu fotoğrafta attığım o adımdan sonra fıııışşşşttt diye kaydım ama tabii o fotoğrafarı koyacağımı düşünmediniz herhalde? Evet öyle bir fotoğraf var :))  Bu fotoğraf bana Central Park’ı anımsattı. Binaların arasından güneş ve park. Çok özledim New York’u!! Ponponlu beremi 4-5 sene önce Kotondan almıştım yanlış hatırlamıyorsam. Sıcacık tutuyor kulaklık takmama bile gerek kalmıyor. Kışın bereler en büyük dostum! Veeee başarıyla bir yerimi kırmadan bu seriyi de tamamladık 🙂Fotoğrafları sevdiniz mi?? Reklamlar

Geçen hafta ben…

Hayatın mı yoksa hayatımdaki yeni insanların mı hangisi bilmediğim ama yaşadığım bazı şaşkınlıkları dostlarla Kafe Pi’de birbirinden güzel içkilerle attım.  Topkapı Sarayına yıllar sonra tekrar giderek, bir kez daha güzelliğine hayran oldum! Özellikle bu balkondan hiç çıkmak istemedim. Hava buz gibi olsa da, orada saatlerce oturup İstanbul’u izlemek istedim… Tabii ki Sultanahmet’e gidip Sultanahmet köftecisinde gerçek bir köfte yemeden dönmedik. Kredi kartı geçmediğini sonradan farkedip, tüm nakip paramızı bayılıp parasız kaldık 🙂 Nişantaşı Hardal’da damla sakızlı vodka içtik. Bodrumu andık. Geçen hafta çektilen fotoğrafla, yazın Alaçatıda çekilen fotoğraf arasındaki benzerliği pek beğendim. Fotoğrafları birleştirdikten sonra daha çok beğendim 🙂 İşte geçen hafta böyleydi. Şimdi yeni bir hafta, hepinize muhteşem dileklerimi gönderiyorum!xo