Gün :3 Ekim 2010

Thank god it’s saturday!

Cumartesi günü yine korku filmlerini izleyememe rağmen son anda saati en uygun olan Şeytan filmine gittik. Korku filmi izlemeyi bu kadar sevip, tüm film boyunca yüzümü kapamam ve genelde beğenmem oldukça tezat olsa da, bu sefer biraz beğendiğimi itiraf etmeliyim. Filmim çoğu asansörde geçiyor. Aralarından biri şeytan fakat öyle bir kurgu yapmışlar ki hangisinin şeytan olduğunu anlayamıyorsunuz. Ben ki genelde filmleri başından çözerim, sürekli fikir değiştirip durdum. Gerilim filmlerini seviyorsanız, fena değil… Jeggings & Bot: Topshop İç: Zara  Ceket: Stradivarius  Çanta: Bershka  Kemer: Nine West Filmden önce ise, bu aralar yine fazla sık yemeğe başladığım Krispy Kreme’e gittik. Önce güzelce donutları hiçbir suçluluk hissetmeden midemize indirip kahvelerimizi yudumladık. Ardından, sonra keşke hiç görmeseydim diyeceğimi bilmeden, donutların nasıl hazırlandığını izlemeye karar verdik. Allahım, bu kadar lezzetli her şey zararlı olmak zorunda mı?? O nasıl bir yağ, nasıl kalori… En azından yemeden önce görseydikte, vazgeçseydik. Alnımın tam ortasında çıkan sivilceye şimdi hakveriyorum! Ufak bir rica:  İsmimi biliyorsunuz ama bana Zet demeye devam ederseniz inanın çok mutlu olurum. Alıştığımız gibi devam edelim 😉