Aylar: Ağustos 2010

Çeşme son gün

Araya 2 haftalık bir tatil girince, Çeşme son gün postunu yazamadım, bakalım telafi sayılacak bir post olacak mı? 🙂 Son günümüzde ne yapacağımıza bir türlü karar veremedik başta. Seaside a gitmek istiyorduk ancak, Alaçatı Resort Beachte denize girmeye karar verdik. Denizi oldukça güzel, tavsiye edebilirim. Ancak benim gibi genelde iskeleden atlamayı sevenlerdenseniz, gözleriniz iskele arayabilir. Denize girmek her zaman zorlu bir süreç olmuştur benim için. Alaçatının denizi sıcak sayılsa bile 🙂 Denizle vedalaşıp, Alaçatıda son bir tur atmaya karar verdik. Damla sakızlı lokmadan da tatmadan edemedik. Bu arada bir dönem İstanbulun her yerinde olan tasarım inekler, Alaçatıda bolca mevcut. Hepsi birbirinden güzeller. Bende birine eşlik edeyim dedim 🙂 2 hafta arayla da olsa, Çeşme son günümüz böyleydi. Seneye tekrar gitmek için şimdiden can atıyorum!!

Nerelerdeydim?

Twitterdan beni takip edenler bilirler, 2 haftadır Bodrumdaydım Cumartesi gecesi döndüm. Bloga yazamayacak kadar çabuk gelişti herşey. Orada da tamamen huzurlu bir tatil geçirdim arkadaşlarımla beraber. İnternetle hiçbir ilgimiz olmadı, bana çok iyi geldi bu tatil.Artık burdayım, hiçbir yere gitmiyorum 🙂 weheartit

Çeşme 3. gün; Alaçatı

Çeşme 3. günümüz de, Alaçatıda pazar kurulacağını öğrenir öğrenmez sabah oldukça geç yatmış olsakta erkenden uyanıp, kendimizi pazarın içine attık. Öyle güzel şeyler vardı ki, tüm tatil paramı orada bitirebilirdim. Neyseki, fazla harcamadan, makul bir miktarla kurtardık 🙂 Pazardan çıkışta, Cumartesi gününü Riders Beache ayırdığımız için doğruca yola koyulduk. Fazlaca (!) maceralı geçen yol sonucu, karşılaştığımız beach oldukça güzeldi. Üzerimdeki bir Alaçatı pazarı ganimetidir. Kendisi pek sevilip, anında giyilmiştir 🙂 Ve tabiki, Alaçatıya gidip sörf yapmadan dönmek olmazdı… Riders Beachte güneşi batırıp, doğru odamızın yolunu tuttuk. Süslendik, püslendik Alaçatının kalabalık sokaklarına kendimizi attık. Biraz dolanıp, fotoğraf çekip, azıcık alışveriş yapıp gurulduyan midemiz için güzel bir yer aranırken, kendimizi bir sokakta bize pek tanıdık olan Mezzalunada bulduk. Yine tercihimiz şarap olacağı için güzel bir şarap açtırıp keyif yaptık. Karnımızı da doyurduktan sonra, sakızlı kahve ve yine sakızlı kurabiyelerimizi de yiyip, odamızın yolunu tuttuk. 2 günün uykusuzluğuyla yorgun ama huzurlu bir şekilde uykuya daldık. Ve 3 saat sonra son gümünüze uyandık. Ne mi yaptık? Hepsi yarın…

Çeşme 2. gün

Tatilimizin 2. gününde hiç hiç bilmediğimiz ama methini oldukça duyduğumuz Kum Beach’e gitmek için yola koyulduuuk. Yola koyulurkende, fotoğraf çekmeden olmazdı, herşey sizin için 🙂 Çiftlikköydeki Kum Beach, yeni adıyla Fun Beach, gerçekten harika diyebileceğim bir yer. Muhteşem denizi, fazla hızlı olmasa da güzel servisi ve ortamı. Biz çok çok sevdik, eğer daha fazla günümüz olsaydı kesin tekrar giderdik. Hatta seneye buraya yakın bir yerde kalmaya karar verdik. Eğer yolunuz İzmir’e Çeşmeye düşerse, mutlaka gidin! Bol bol denize girip, fazlaca (!) yandıktan sonra, odamıza dönüp hemen hazırlanıp tekrar Çeşmeye indik. Yine tavsiyelerinizden biri olan İmren de çöp şişi keyifli keyifli mideye indirdik. Ya siz olmasaydınız?  Akşamsa Babylonda her Cuma olan Oldies but Goldies partisine gitmeye karar verdik. Orada da eğlenceli afişlerle bol fotoğraf çekip, eski şarkılarla mojito eşliğinde bol bol dans ettik. Kolyemi Çeşme içinden çok severek aldım, bir sonraki günün postundan daha farklı bir şekilde kullandığımı göreceksiniz.Umarım seversiniz bu postu da! 🙂